Vahdet Yılmaz Ağabey Kimdi?

Salih Okur

“Evvela şunu ifade edeyim; Merhum Vahdet Yılmaz ağabey, 1945 yılında dünyaya teşrif etmişler ve bu sene yani 2020 yılında ahirete irtihal eylediler. 75 senelik bir ömür. Bu, çok önemli bir ömür..

Merhum Vahdet Yılmaz ağabey, 1945 yılında dünyaya teşrif etmişler ve bu sene yani 2020 yılında ahirete irtihal eylediler. 75 senelik bir ömür. Bu, çok önemli bir ömür..

Bunun yaklaşık 20 küsur senesi merhum Mehmed Kırkıncı Hocamızla beraber nurun hizmetinde Erzurum‘da geçti. Daha sonra kader-i ilahi onu İstanbul‘a sevk eyledi. Ve İstanbul’a geldikten sonra evvela muhterem ve merhum Osman Demirci Hocamla birlikte hizmetlere başladı.

Ve bu kırk yıllık süre zarfında hayatını hep Kur’an ve İslamiyet’in hakikatlerini, başta gençler ve hatta küçük çocuklar ve bütün insanlara fisebilillah, dünyevi hiçbir şey istemeden neşretmekle ömrü geçti.

Şunu da ifade edeyim, o sadece bir nur talebesi vakfı değildi. Aynı zamanda vâkıftı. Vakıf demek hayatını evlenmeden, çoluk çocuk sahibi olmadan ve dünyevi hiçbir şeye sahip olmadan tüm ömrünü İslam’ın, Kur’an’ın hizmetine, iman hakikatlarının hizmetine vermektir. Fakat bunu yaparken aynı zamanda vâkıf olmak kolay değildir.

Ne demek vâkıf?

  • Merhum Vahdet Yılmaz ağabey bir defa 6000 sayfalık bütün Risale-i Nur külliyatını- Münazarat ve Muhakemat- dahil-tam manasıyla idrak etmiş, anlamış, okuyabilen, anlayabilen ve anladığını anlatabilen bir nur talebesi idi.
    Peki, bunu nasıl elde etti?
    Bunu sadece Risale-i Nur külliyatını hem Osmanlıcadan hem de Latin harfleriyle okumakla elde etmedi. Aynı zamanda Kırkıncı Hocamın tam 20 küsur sene boyunca derslerini takip eyledi ki, Allah’a şükür ben de o dersleri takip edenlerdenim. En az yirmi sene.. Yanında da okuyanlardanım. Dolayısıyla ondan istifade etti.
  • Vahdet ağabey yarım yamalak da olsa bir Arap kardeşimizle istediği kadar anlaşabilecek düzeyde Arapçaya vâkıftı. 
  • Ve Kur’an-ı Kerim’i hemen hemen yüzde seksen, doksan anlayabilecek derecede bir âlimdi.
  • Bir de çok meyvedar bir insandı. Çünkü sadece kendisi değil, nurları tanıdıktan sonra diğer ağabey ve kardeşleri ve akrabaları da nur talebesi oldu.

Yazının tamamını okumak için: cevaplar.org

Similar Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir